Hem enstrüman hem de mikser işlevine sahip sünger gibi bir klavye

Yumuşak dokulu bu elektronik piyano, hem bir enstrüman hem de mikser olarak çalışıyor

elektronik-klavye

Teknoloji startup’ı ROLI, elektronik müzik yaratımında devrim yaratacak Seaboard GRAND adını verdiği ürününü bu ay duyurdu.

Enstrümanın görünümü bir klavye gibi ve standart bir piyano ile dijital kontrol sistemini bir arada bulunduruyor.

Seaboard GRAND, sünger benzeri bir materyaleden yapılmış, yumuşak dokulu tuşlara sahip. Şirketin belirttiğine göre bu yeni enstrümanla, akustik ile dijital müzik arasındaki boşluk üzerinde bir köprü kurmak hedeflenmiş. Cihaz, müzisyenin parmaklarını yerleştirdiği noktaya bağlı olarak farklı perdeden, farklı ses ve tınılar üretiyor.

Seaboard GRAND, geçtiğimiz hafta gerçekleşen SXSW 2013’te (The South by Southwest Conferences & Festivals adlı son teknoloji ile bağımsız müzik ve film yapımcılarını bir araya getiren etkinlik) duyurulmuş ve cihazın için ilk sparişler Nisan ayında alınmaya başlayacak. ROLI yetkilileri, yalnızca 88 adet Seaboards üretileceğini belirtiyor. Her bir enstrüman Doğu Londra stüdyosunda, özel olarak elle monte edilecek ve her biri A0 ile C8 arasında özel bir notla işaretlenecek.

Aşağıdaki videoda nasıl çalıştığını görebilirsiniz.

Bu yazım, 24.03.2013 tarihinde PC Labs’de yayınlanmıştır.

http://www.pclabs.com.tr/2013/03/24/hem-enstruman-hem-de-mikser-islevine-sahip-sunger-gibi-bir-klavye

Reklamlar

Kablosuz Ağlarla Sokakları Boyamak

Yaşadığımız şehrin her yanı, görünmez kablosuz ağlarla (WiFi) kaplı. Peki ya bu ağları görebilseydik?

Oslo Mimari ve Tasarım Okulu’nda bir grup öğrenci; sosyal medya ile kent mimarisi, dijital tasarım ve sanatı bir araya getirerek çarpıcı projeler üretiyor. Ekip YOUrban adı altında faaliyet gösteriyor.


Işıklı bir çubukla sokaklarda dolaşmak…

Bu yaratıcı gençler, WiFi sinyallerini ölçen 4 metrelik bir çubuk hazırlamış. Bu çubuğu ışıklı bir anten gibi düşünebilirsiniz. WiFi sinyallerini ışık olarak görselleştirebilen bu çubuğu hareket ettirdiğinizde, ışıklarda sinyalin gücüne göre dalgalanma meydana geliyor. Çubuğu alıp şehirde dolaşmaya başlamışlar ve uzun-pozlama modunda fotoğraflarla çubuğun meydana getirdiği ışık hareketlerini kaydetmişler. Projeyi keyifle izleyebileceğiniz kısa bir video hazırlamışlar.

Ortaya çıkan fotoğraflar, Oslo sakinlerinin yaşam alanına ve mimarisine dair bir illustrasyon gibi.

Eski apartman dairelerinin, şirketlerin, üniversite kampüsünün ve parkların WiFi sinyal gücü büyük farklılıklar gösteriyor ve farklı ışıklarla sokağa dökülüyor. Ekip bu nedenle “kenti ışıkla boyamak” olarak nitelendiriyor eserlerini.

Kent hayatının görünmez bir parçasını görünür yapmışlar! Büyüleyici değil mi?

wifi art

İşte o çubuk:)

 

wifi2

wifi3

wifi4

Daha fazla fotoğraf için tıklayın.

Bu yazım, Ocak 2012’de sosyalmedyaport.com’da yayınlanmıştır.

Akıllı kumanda, el hareketleriyle müzik yapabilme imkanı sunuyor

Kullanıcı, jest-tabanlı  müzik üreticim cihazı Dodecaudion’ın çevresinde ellerini hareket ettirerek müzik yapabiliyor.

Dodecaudion, yalnızca el jestleri değil vücudun tüm hareketleriyle manipule edilebilen  12 yüzeyli bir cihaz.

Cihaz, panGenerator adlı sanatçı topluluğunun üyeleri Jakub Kozniewski, Piotrek Barszczewski ve Krzysztof Cybulski tarafından tasarlanmış.

Dodecaudion’un her yüzünde ayrı ayrı analog kızılötesi sensörler  bulunuyor. Projede ayrıca Arduino (fiziksel dunya ile etkilesim gerektiren projelerde kullanılan, acik kaynak kodlu mikro işlemci devresi ve bu devreyi programlamaya yarayan bir yazilim paketinden oluşan sistem) kullanılmış. Arduino, kullanıcının pozisyonlarına dair verileri biriktirerek bluetooth aracılığıyla bilgisayara aktarıyor. Bu aşamada devreye giren bir çeşit köprü programı,  gelen veriyi sintisayzıra girebilecek formata dönüştürüyor.

Dodecaudion’ın performansını aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz:

Bu yazım, 02.11.2012 tarihinde Bilgi Çağı’nda yayınlanmıştır.

iPhone donanımlı “kuş fotoğraf kabini” ile mucizevi görüntüler

Bird Photo Booth (kuş fotoğraf standı), kuşlar beslenirken onları rahatça görüntüleyebilecek şekilde donatılmış harika bir tasarım. Görüntülemesi ciddi ekipmanlar ve dolayısıyla bütçe gerektirebilen bu atik canlıları rahatça gözlemleyebilmeyi sağlıyor.

İçerisine iPhone yerleştirilen ve ön kapağındaki makro lens ile desteklenen kuş standı, çıplak gözle görülemeyen anları ve detayları yakalama imkanı sunuyor. Yalnızca fotoğrafla da kalmıyor; kuşlar Wi-Fi ya da Bluetooth aracılığıyla, gerçek zamanlı olarak tablet bilgisayardan izlenebiliyor.

Bird Photo Booth, el yapımı ahşap kasaya sahip. Kapağı ise aliminyumdan yapılmış.

Proje şu anda Kickstarter’da yatırım toplama sürecinde.

Şu harika fotoğraflara bakar mısınız?

Tüyleri soyut resim gibi…

kumru

kumru

kumru

saka

ala karga

Mutluluk makinesi

İnsanların negatif sözleri sizi çok etkiliyorsa ve bir anda moralinizin aşırı bozulduğunu hissediyorsanız, Happiness Machine (mutluluk makinesi) ilginizi çekebilir. Brendan Dawes’in tasarladığı bu cihaz, sanatçıların ve teknoloji mucitlerinin yeteneklerinin sergilendiği Londra Tasarım Festivali’nde  tanıtıldı.

Mutluluk makinesi, neşelenmeye teşvik eden, komik ve eğlenceli sözcükleri/sözcük gruplarını rastlantısal bir şekilde yan yana getirerek çıktı alıyor ve gün içinde insanlarda tebessüm yaratabilmeyi amaçlıyor.

Popüler alıntı jeneratörlerden farklı olarak, Dawes’in tasarımı, internetten ve dünyanın dört bir yanındaki insanlardan ilham alıyor. Her gün, “mutlu” sözcüğünü içeren bir gönderiden rastgele bir sözcüğü alarak tuhaf  kişiselleştirilmiş mesajlara dönüştürüyor.

Mesajlar aslında, o an için mutsuz olan kişiye, birey olmanın ve “kendi varlığınla mutlu olma”nın ne demek olduğunu hatırlatarak etki ediyor.

Bu yazım, 05.10.2012 tarihinde Bilgi Çağı’nda yayınlanmıştır.

http://www.bilgicagi.com/Yazilar/11513-mutluluk_makinesi.aspx

Ünlü kaligrafistleri taklit edebilen sanatçı robot

Bir insanın kaligrafist olabilmesi yıllarını alırken, bir robot bunu hemen yapabiliyor

Keio University, Sistem Tasarım Mühendisliği profesörü Seiichiro Katsura’ya göre bu robotun taklit edebilmesi için, ona esas alabileceği yaşayan bir model göstermeniz yeterli. Böylece aynı basıncı ve aynı jestleri uygulayarak sanatçıyı taklit edebiliyor.

Kaligrafinin, ruhun derinliklerini, ilkelerini, algıyı ve ruh halini yansıttığı söylenir. Bu açıdan oldukça rahatlatıcı bir aktivite olsa da, bu alanda başarılı olmak yıllar sürüyor. Oysa şimdi bir robot kaligrafi yapabiliyor.

Diğer taraftan, yavaş yavaş ölmekte olan bir sanatın bir robot tarafından sürdürülebilmesi ilginç bir durum.


Bu yazım, 05.10.2012 tarihinde Bilgi Çağı’nda yayınlanmıştır.

http://www.bilgicagi.com/Yazilar/11512-unlu_kaligrafistleri_taklit_edebilen_sanatci_robot.aspx

 

Mobil mini DJ cihazı Pokket mixer yalnızca 130 gram

Pokketmixer, batarya ya da elektrik gerektirmeyen ilk DJ mikseri

 

Mobil mini DJ platformu Pokketmixer, Alman tasarımcılar Christian Komm ve Robert Thomalla tarafından yaratılmış. Cihaz hiçbir sabit güç kaynağı gerektirmiyor ve bu sayede kullanıcı istediği her yerde kendi müziğini yapabiliyor.

Ağırlığı yalnızca 130 gram olan cihazda; crossfader (DJ’in kayıtlar arasındaki ses kaynağını değiştirmesine imkan veren kontrol sistemi), yapılan müziği istenilen cihazdan (telefondan da olabilir) dinlemeye yarayan “dinle” butonu ve bir de ekolayzır butonu bulunuyor.

Pokketmixer; MP3 çalar, mobil telefon, notebook, iPad, PC ya da CD çalar gibi kulaklık girişi olan her cihaza bağlanabiliyor. Yalnızca kulaklık sinyalini algılayarak bu bağlantıyı kurabiliyor.

 

Bu yazım, 01.10.2012 tarihinde Bilgi Çağı’nda yayınlanmıştır.

http://www.bilgicagi.com/Yazilar/11450-mobil_mini_dj_cihazi_pokket_mixer_yalnizca_130_gram.aspx