Yaratıcılığın ve başarının önünü tıkayan 8 kötü alışkanlık

“Beyin muhteşem bir organdır. Sabah uyandığınızda çalışmaya başlar ve ofise girdiğiniz ana kadar çalışmaya devam eder” Robert Frost

Yalnızca çok zeki insanların yaratıcı olduğu iddiası bir mittir. Hatta ortalama bir IQ seviyesi (100) ya da onun çok az üzerinde bir zekaya sahip olmanız (örneğin 120) , fazlasıyla yaratıcılık potansiyeli taşıyor olduğunuz anlamına geliyor.

Peki durum böyleyken neden bu kadar az sayıda insan yaratıcılık potansiyelini kullanabilmekte? Çünkü insanlar, yaratıcılıklarının önünü tıkayan kötü alışkanlıklarla yetişiyorlar. Neyse ki eğer kişi istekliyse, tüm kötü alışkanlıklar gibi bunlar da aşılabilir.

Yaratıcılığı öldüren bu alışkanlıklar içinde en kötü 8 tanesini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

1- Yaratıyorken aynı anda durum değerlendirmesi yapmak

Otomobilinizi aynı anda hem 1. viteste hem de geri viteste süremezsiniz. Aynı şeyin zihniniz için de geçerli olduğunu bilmelisiniz. Aynı anda farklı düşünme türlerini uygulamaya kalkmanız, hiç birinden verim alamamanıza-otomobilin kıpırdamadan yerinde kalmasına-neden olacaktır.

Yaratmak, yeni düşünceler üretmek, göselleştirmek, öngörüde bulunmak, olasılıklar üzerine yoğunlaşmak anlamına gelir. Değerlendirme yapmak ise, analiz ve yargılama anlamına gelir; fikirleri iyi ya da kötü şeklinde damgalamaya götüren bir süreçtir.

Pek çok insan, çok erken ve çok sık değerlendirme yapar. Bu nedenle de çok daha az yaratı ortaya koyar. Daha fazla ve daha iyi fikirler yaratabilmek için, yaratım süreci ile değerlendirme sürecini ayrı zamanlarda gerçekleştirmelisiniz. Öncelikle yaratım sürecini yaşayıp pek çok fikir bulmak ve ardından bunları yargılayarak değerlendirme sürecine başlamak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

2-Uzman sendromu

Bu, her alanda yaşanan büyük bir problem. Her yerde onlarca guru var ve hepsi kendi başarı sırlarını size aktarıyor. Onları dinlemek akıllıca ancak sorgulamadan kabul etmek hiç de akıllıca değil.

Dünyadaki pek çok başarılı insan,diğer insanların asla işe yaramayacağını iddia ettiği şeyleri yaparak başarılı oldu. Onların kendi fikirleri hakkında, guruların dahi bilmediği bir şey biliyorlardı ve buna göre hareket ettiler.

3-Kaybetme korkusu

Kimse hata yapmak ve başarısız olmak istemez ama başarısızlıktan çok fazla kaçınmak, başarıdan da kaçınmak anlamına gelir.

Başarı oranınızı yükseltmek için, daha çok hata yapmanız gerektiği söylenir. Gerçekten de daha fazla fırsatı değerlendirmeniz ve başarılı olma sıklığınızı da arttıracaktır. Ayrıca başarıya ulaştırdığınız iyi fikirleriniz, tüm aptalca hatalarınızı telafi edecektir.

4-Belirsizliğin yarattığı korku

Pek çok insan, bir konuda harekete geçebilmek için mutlaka mantığa ihtiyaç duyar. Maalesef hayat temiz ve düzenli bir şey değil. Asla anlayamayacağınız ya da çözemeyeceğiniz bir şeyler mutlaka olacaktır.

Bir gerçek var ki, pek çok yaratıcı fikir, kaosun girdabından çıkıp gelmiştir ve bu açıdan kendinizi dağınıklık ve karışıklık ile barışık olmak konusunda telkin etmeniz önemlidir. Bir şey yolunda gidiyorsa ve nedenini tespit edemiyorsanız mantık aramak yerine yalnızca yapmaya devam edin.

5- Özgüven eksikliği

Belli bir miktar belirsizlik, her yaratıcı eylemin içinde vardır. Yine küçük bir miktar kendinden şüphe etmek de açıkçası oldukça sağlıklıdır.

Öte yandan yetenekleriniz ve yeterlilikleriniz konusunda temel bir kendine güven, sorunlara çözüm üretebilmeniz açısından gereklidir.

Bu güvenin bir kısmı deneyimlerden ileri gelir. Ancak deneyimlere gerek olmadan da güvenebileceğiniz temel unsurlar mevcuttur.

Dünyayı, “mümkün” ya da “imkansız” şeklinde ikiye bölmektense; denediklerim ve denemediklerim şeklinde bölmeniz avantaj sağlar.

Başarıya giden milyonlarca yol olduğunu unutmayın!

6- Diğer insanların etkisiyle cesaretinin kırılmasına izin vermek

Açık görüşlü biri olabilirsiniz, ancak çevrenizdeki pek çok insan tam tersi durumda olabilir. Size mantıklı olmanız gerektiğini, riske girmemeninizi ve izleyebileceğiniz alternatif yolları anlatıp duracaklardır.

Onları görmezden gelin. Zafere giden yollar risklerle döşelidir. Başarıya ulaştığınız zamanlarda tüm bu muhaliflerin sustuğunu ve tersine sizin görüşlerinizi dikkate almaya başladıklarını göreceksiniz.

7-Aşırı bilgi nedeniyle kafa karışıklığı yaşamak

 “Analiz felci” denilen durumu duymuş olabilirsiniz. Bir problem üzerine düşünerek çok fazla zaman harcar ve bu konuda zihninizi aşırı bilgiye boğarsanız, harekete geçme yeteneğinizi kaybedersiniz.

Yiyecekler vücudun, bilgi ise beynin gıdasıdır denir. Ancak nasıl aşırı yemek vücuda zararlıysa, aşırı bilgi de beyin için zarar vericidir.

Pek çok başarılı insan, ne zaman bilgi toplamayı bırakması gerektiğini ve ne zaman harekete geçmesi gerektiğini bilen insanlardır. Bu insanlar “hazır ol-ateşle-nişan al” felsefesini uyguluyorlar. Çünkü bugün iyi bir planla harekete geçmenin, yarın mükemmel bir plan için beklemekten daha geçerli olduğunu biliyorlar.

8-Sahte sınırlara hapsolmak

Bir yazardan iyi bir fikir isterseniz, size sözcüklerden oluşan bir çözüm sunar. Bir tasarımcıdan iyi bir fikir isterseniz, size görseller içeren bir çözüm sunar. Hepimizin ilk aklına gelen, deneyimlerimiz çerçevesinde ürünler sunmak olur. Ancak kendi sınırlarımızı aslında kendimiz empoze etmiş oluruz. Bunlar sahte limitlerdir.

Her şeye açık olun. Konforlu alanı terk edin. Sizinle ilgisi yokmuş gibi görünen alanlar hakkında düşünün. Bugün gözünüze imkansız görünen yarın gayet mümkün görünebilir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s