alayci-kus

Yaratıcılığını Kullanan Kurtarma Ekibi, Engelli Bir Kuşu Hayata Döndürdü!

Biraz karton, biraz bant kullandılar; el becerilerini de konuşturarak ona özel bir tasarım yaptılar.

Engeli nedeniyle yürümekte, tünemekte ve cisimleri ayaklarıyla kavramakta zorluk yaşayan bu alaycı kuşun ayaklarına ne olduğu tam olarak bilinmiyor ancak onu kurtaran Kaliforniya Vahşi Yaşam Merkezi ekibi, bu durumun genç kuşlar arasında oldukça yaygın olduğunun altını çiziyor.

Yazın kar ayakkabıları giyen minik can!

Kurtarma ekibinin bulduğu yaratıcı çözüm, engelli kuş için bir çift minik kar ayakkabısı tasarlamak olmuş. Bu tasarım, kuşun ayaklarının iyileşebileceği doğal pozisyonuna geri dönmesini sağlamış. Ayakkabıları giymeden önce sürekli ters dönmüş parmaklarının üzerine basmak zorunda kalması ayaklarındaki hasarın artmasına neden oluyormuş.

Ayakların normale dönmesi ortalama 1-2 hafta sürüyor. Kurtarıcıları bu fotoğraftaki kuşun tamamen iyileşip vahşi yaşama geri dönmesine çok az kaldığını söylüyor.

Alaycı kuşun ne gibi yetenekleri var?

Alaycı kuş (mockingbird), ilk bakışta serçeyi andırıyor. Ancak onun taklit yeteneğinin olduğunu da eklemek gerek. Kendi türü de dahil olmak üzere yirmi ve daha fazla kuş türünün seslerini yüksek sesle arka arkaya tekrar edebiliyor. ABD’nin kuzey bölgelerinden Meksika’ya kadar uzanan çok geniş bir coğrafyada alaycı kuşlara rastlanabiliyor. (Wikipedia)

alayci-kus-1

alayci-kus-2

kedicisk

Kurban Bayramı Yaklaşırken Kendim de Dahil Herkese Sorduğum 10 Soru

Kurban Bayramı vesilesiyle hayvanlara yönelik vahşet konusu gündeme gelmişken, hem Kurban Bayramı’na hem de hayvanlara verdiğimiz başka devasa zararlara dikkat çekmek istedim.

Kurban Bayramı’nda neden komşum bana ve diğer komşulara et dağıtıyor?

Sayın komşum, görüyorsun ki senin kapı komşun olarak seninle hemen hemen aynı şartlarda yaşıyorum, temel ihtiyaçlarımı iyi kötü karşılayabilen biriyim. Bir zahmet o eti ihtiyacı olan kişilere sessizce teslim et. Hatta lösemili çocukların taze et ve et ürünleriyle beslenebilmeleri için sessizce LÖSEV’e bağış yapabilirsin.

losev-kurban-2016

Sorun insanın et tüketmesi değil de “endüstriyel et tüketmesi” olabilir mi?

Doğadaki etobur hayvanları ve hatta etobur bitkileri düşünelim. Doğanın bir parçası olarak insanın et tüketmesi de olağan karşılanması gereken bir durum değil midir? Bütün terslikler doğadan ve kendi doğamızdan uzaklaştığımız için başımıza gelmedi mi zaten…

Endüstriyel et piyasasını çökertmek için tüketici olarak elimizden gelen tek şey bu eti tüketmeyi bırakmak değil midir? Peki ama nasıl?

Et tüketiyorum, bu nedenle vejetaryenlerin ve veganların bana saygı duyacağını zannetmiyorum ama et endüstrisini düşündükçe ben vejetaryenlerin ve veganların önünde saygıyla eğiliyorum!

Et tüketmeye karşı değilim fakat et endüstrisinden ben de nefret ediyorum. Endüstri demek, ihtiyaca göre et sağlamak demek değildir; bu aç gözlülük üzerine kurulu canavarca bir sistemdir. Hayvanların berbat şartlarda yaşadığı; kısacık yaşamları boyunca tamamen fiziksel ve psikolojik işkence gördüğü bir sistem. Amaç ihtiyacı karşılamak değil, ihtiyaç fazlası stok yapmak ve bu stoklanmış sağlıksız ürünleri market raflarında müşteriye itelemek. Tüketilmeyen etin ise birer yırtık terlik ya da patlamış top gibi rahatça çöpe gitmesi göze alınıyor. Bu ne demek? Bu canlar ihtiyaç için değil, para için ölüyor demek!

Oysa doğada hayvanlar yalnızca ihtiyacı olduğu kadar avlanır, stok yapmaz!

Alışveriş yaptığım mahalle kasabı böyle bir üretim bandından getirmiyor eti. Yaşadığım bölgenin ihtiyacına göre et sağlıyor,  hatta akşam olmadan tükeniyor diyebilirim. Ama hayvanların ne şartlarda yetiştiğini ve kesildiğini bilmiyorum tabii :/ Kendimi kandırıyor olabilirim. Zaten başka yerlerde yemek yerken de ister istemez  endüstriyel et tüketiyorum ve bu konuda hem suçluluk hem de çaresizlik hissediyorum.

Endüstriyel et ayrıca katkı maddeleri, GDO’lu yemler ve salt hayvanın kesim öncesi salgıladığı stres hormonu nedeniyle oldukça sağlıksız. O yüzden yerken sağlığıma zarar verdiğimi hissediyorum.

Evcil hayvanlarımızı çok seviyoruz. Peki onları beslediğimiz endüstriyel mamalar için üretim bandında seri bir şekilde katledilen hayvanlar hiçbirimizi rahatsız etmiyor mu?

Mamaların içeriğini okuduğumda sık sık şunu düşünüyorum:

“Patili dostum, evcil olmayıp doğada avlanıyor olsaydı – o doğayı biz şehirler kurup gasp etmemiş olsaydık – böyle korkunç bir endüstriye de can vermiyor olacaktık.

mama-icerikleri

Bu mamaların göya sevimli dostlarımızın sağlığını korumaya yardımcı olduğu söyleniyor. Ama ben onların sağlığı üzerinde son derece olumsuz etkileri de olabileceğinden şüpheleniyorum.

Hayvansever dahi olsak gerçekten hayvanlara zarar vermeden mi yaşıyoruz? 

Et tüketen biri olmama rağmen kozmetikte vegan ürünleri tercih ediyorum. Kozmetiği temel bir ihtiyaç olarak görmediğimden hayvanların deneylerde işkence görmesini doğal bulmam mümkün değil.

Vegan ürünler çoğunlukla diğerlerinden çok daha kaliteli ve üstelik hesaplı oluyor, oldukça memnunum ama bazen bu firmaların da dürüst olup olmadığından şüphe ettiğim oluyor :/

#hayvandeneylerinehayır ! #hayvanseverler use #crueltyfree products!

A photo posted by Ece Burgaz (@artworksbyece) on

Sadece kozmetikle de bitmiyor olay. Giydiğimiz angora kıyafetler, kaz tüyü yastıklarımız, gerçek deriden yapılmış şeyler, hayvanlar üzerinde test edilen bakım ve temizlik ürünleri…

Hayvan deneyleri gerçekten yasaklandı mı?

Yakın zamanda hayvan deneylerinin yasaklandığına dair haberler de okudum. Fakat bu işlerin ardında sıkı bir lobi ve bol para olduğundan bu haberlere şüpheyle yaklaştım, meğer haklıymışım: Hayvan deneyleri yasağı göstermelik

Sigara içen hayvenseverlerin sigarayı bırakması için bir neden de bu deneyler olabilir mi? 

Sigara üreticilerinin hayvanlar üzerinde yaptığı deneyler benim bırakma kararı vermemde oldukça etkili oldu…

sigaranin-hayvanlar-uzerinde-test-edilmesi
Koklama özellikleri çok güçlü olduğu için 24 saat boyunca sigara dumanı ve çeşitli kimyasalları soluyan köpekler!

Sadece kendimiz gibi sinir sistemi olan canlılarla mı empati yapmalıyız yoksa bitkiler de acı çekiyor mu? Bitkileri yemek masum bir davranış mı? 

Bu konuda bilim insanlarının araştırmalarını takip ediyorum ama aralarında bir fikir birliği göremedim açıkçası. Çoğunlukla söylemleri şöyle: “Bitkilerin hissettiği şey  bizim bildiğimiz anlamda bir ‘acı’ değil, gösterdikleri tepki bitkilere özgü bir tepki.”

Çok kabaca özetliyorum: Bu haberdeki biyoloğun açıklamalarına göre bitkiler kendilerine verilen zararın farkında oluyorlar, savunmaya da geçiyorlar fakat onları öldürmenizi pek de umursamıyorlar. Bu haberde yer verilen araştırmaya göre ise bitkilerin zarar gördükleri zaman verdiği tepkilerden anlaşılıyor ki verilen zarar gayet umurlarında. Sadece tepkileri hayvanlardan ve bizlerden farklı. O halde onları yemek de masum bir eylem olmayabilir.

Kapitalizmin her gün icra ettiği vahşete, İspanya’daki Boğa güreşi vahşetine, Brezilya’daki Farra do Boi geleneğinin vahşetine, Kurban Bayramı’ndaki vahşete ve daha nicelerine isyanlardayım ama bunlarla nasıl başa çıkabilirim?

Sokakta Kurban Bayramı’na özgü vahşet manzaralardan biriyle karşılaşırım diye endişe içinde yürüyorum. Fakat internet sayesinde apaçık şahit oluyorum ki insan dünyanın her yerinde vahşete imza atmaya devam ediyor ve bu durum beni çıldırtıyor.

maymun
Kozmetik sektöründe yağılan hayvan deneyleri…

Et endüstrisinin korkunç yüzünü gösteren binlerce videodan biri…

Angora etiketli ürün görürseniz sakın satın almayın!

Hayvan hakları savunucusu PETA tarafından Çin’de kaydedilen video, kürkleri için tavşanlara çektirilen korkunç eziyeti gözler önüne serdi.
Dünya’nın angora kürk üretiminin %90’ını gerçekleştiren Çin’de bulunan bir kürk üretim tesisinde tutulan tavşanlar, öldürülüp yüzülmekten de kötü bir sonla karşılaşıyor.
Çalışanlar, ayaklarından bağladıkları zavallı tavşanların tüylerini elleriyle yoluyorlar. 2-3 ayda bir bu korkunç muameleye maruz kalan tavşanlar, tüyleri canlı canlı yolunduktan sonra tekrar kafeslerine kapatılıyorlar.
Böylece her bir tavşandan daha fazla kürk çıkaran üreticiler, hayvanları birkaç yıl boyunca bu şekilde kullandıktan sonra öldürüp, derilerini yüzüyor.

Görüntüleri yayınlayan PETA, tüketicilere “Mağazalarda beğendiğiniz ürünlerin etiketinde angora ifadesini görürseniz lütfen satın almayın” mesajını da verdi.

Sanırım vahşete yol açan şeyler belli: cehalet, kültürel yozlaşma  ve kapitalizm… Sizce?

kurban-2016
Kurban Bayramı’nda içimizi yakan manzaralar…
istanbul
İstanbul’u bir mezbahaya dönüştürmek…
sanluurfa
Şanlıurfa
adiyaman
Adıyaman
forea
Danimarka’da balina avına çıkmış bir adam

 

Danimarka‘ya bağlı özerk ülke Faroe Adaları‘nda balinalar balıkçılar tarafından kıyıya doğru kovalandıktan sonra yerel halk tarafından vahşice öldürülüyor. Bu sırada kıyıda bekleyen halk, balinaların gelmesiyle ellerindeki bıçaklar ve zıpkınlarla hayvanları öldürüyor. Etler, kar amacı güdülmeden birçok yerleşim birimine bedava dağıtılıyor.Ancak çocukların bu tür bir olaya tanıklık edilmeleri, birçok hayvan hakları örgütünün tepkisini çekiyor.

ets
Faroe Adaları’na özgü balina avından bir başka fotoğraf…
brezilya
Brezilya’da Farra do Boi geleneği… Tabii buna gelenek denirse!!!!!

Brezilya’nın Farra do Boi geleneğine göre yüzlerce öküz, inanç sahibi insanlar tarafından işkenceye uğrayarak öldürülüyor. Kutlama sırasında öküz önce yakalanıyor ve günlerce aç bırakılıyor. Hayvanı delirtmek için yiyecek ve su hayvanın yakınına konuyor, ama ulaşması engelleniyor. Farra öküz kapalı tutulduğu bölmeden çıkarıldığı an başlıyor, öküz sokaklar boyu elinde kırbaç, bıçak, taş, bambu sopası, halat ve sopa bulunan insanlar tarafından kovalanıyor. Kadın, erkek ve çocuk saldırganlar hayvanı okyanusa kadar kovalıyor.

boga-guresi
Boğa güreşi denen geleneksel işkence!
cin-kopek-yeme-festvali-vahset
Çin’deki Köpek Yeme Festivali’nde köpeklere uygulanan işkence görüntüleri hepimizi mahvetti! Amaç karın doyurmak ise bu işkenceyi neden yapıyorsunuz?

Bunlar üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken konular aslında. Elimden geldiğince bazı şeyleri dile getirmeye çalıştım. Hatalı ya da eksik bulduğunuz taraflar olabilir, yorumlarınızı okumaktan mutluluk duyarım.

holding sahibi

Ana Akım Medya Bir İnsan Olsaydı Onunla Pek de İyi Anlaşamayacağımızı Gösteren 9 Gerçek

Bu yazı ana akım medyanın yaşamlarımız üzerindeki etkileri düşünülerek yazılmıştır; medya emekçileri, spesifik bir kişi veya bir medya kuruluşu hedef alınmamıştır. Her gün gerek TV ekranından, gerek matbaa aracılığıyla gerekse internet üzerinden toplumun büyük kesimine erişme gücüne sahip olan ana akım medya bir insan olsaydı ne yapardık?

Ana akım medya bir insan olsaydı onunla arkadaş olur muyduk dersiniz? 

Etliye sütlüye pek karışmazdı.

Başınız dertte olduğunda bunu yapan biriyle arkadaş olmak ister miydiniz?

etliye sütlüye karışmayan.gif

-Amaaaan bana ne, ne başımı derde sokacam… Kimseyle kötü olmaya gerek yok bu ekonomik ortamda.

Penguenlere duyduğu merak dillere destan olurdu.

Penguenlerin ona ilgi duyacağından pek emin diilim.

penguenler.gif

Yaşamının temel amacı, parçası olduğu holdingin çıkarlarına hizmet etmek olurdu. Dolayısıyla pek de güvenilir ve tarafsız birisi olmazdı.

holding sahibi.gif

İstediği zaman milyonlarca insanı manipüle edebilirdi, iyi bir hipnoz uzmanı olurdu ondan!

hipnoz.gif

Gücünü şiddetten ve seksten alırdı, bunları kullanmayı iyi bilirdi…

şiddet ve seks

– Hey lanet olsun dostum, o gazetenin en arka sayfasına bugün benim bikinili fotoğrafımı koymaya söz vermiştin, gidip Kate Upton’ı koymuşsun!

Siyasi bir görüşü olmazdı, o sırada kim revaçtaysa onu desteklerdi

kukla

Siyasilerin hatalarını da yüzlerine vurmazdı. Sonuçta holdingin geleceği için kim güçlüyse onunla iyi anlaşması lazım…

Kendisiyle çalışanları da susturmak için elinden geleni yapardı.

gazetecilik.gif

– Lan oğlum kaç kere dedim ben size “O adamı eleştirmeyeceğiz, suyuna gideceğiz” diye değil mi? Kovuldunuz laaaaan!

Bulduğu bütün omurgalıları(!) da işe alırdı tabii…

enkırmen

Olmuş olan şeyleri, olmamış gibi; olmamış olan şeyleri ise olmuş gibi anlatabilirdi bize!

Hatta gerçek olmayan şeyleri kanıt diye gözümüze dahi sokabilirdi. Böyle bir insanın niyeti iyi olabilir mi?

ana akım medya

Zihni özgürleştirecek tek şey şüphedir.

O halde ana akım medyadan akan haberlere bakış açınızın da hep şöyle olmasını tavsiye ederim dostlar:

şüphe.gif

 

for exposure tweetleri-sanat için para ödenir mi

“Sanatın İçin Sana Para Ödeyecek Değilim!” Diyenleri İfşa Eden Twitter Hesabı: For Exposure

Sanatçılar… Bütün gün kimseye faydası olmayan abuk subuk şeylerle uğraşıp dururlar. Yaptıkları şey bir meslek sayılmaz, anca hobi denebilir! Eh insanlara hobileri için ödeme yapacak değiliz, değil mi? Haksız mıyım?

Pek haklı olduğu söylenemez ama ne yazık ki çoğunluğun, sanatla uğraşan insanlara yaklaşımı bu… For Exposure adlı bir Twitter hesabı, sanatçılardan bedava iş isteyenlerin mesajlarını ifşa edip yaşanan bu tabloyu dünyanın gözleri önüne seriyor (Bu yaşanan acı tablo da exposure edilmiş oluyor böylece, fena mı? :)).

Sanatçı, işi bedavaya yapmayacağını söylediğinde karşı tarafın çok öfkelendiğini ve “Her şey para mı ulan?” tarzında çıkışlar yaptıklarını dahi görebilirsiniz :D 

Sanatçılara para yerine teklif edilen “for exposure” teriminin anlamı: Teşhir, sergilenme, daha çok kişiye ulaşma, keşfedilme…

Sadece sanatçıların değil, tasarımcıların, oyuncuların ve blog yazarlarının da çok sık duyduğu bir şey “for exposure”!

İşte For Exposure hesabının, sanatçılardan bedava iş bekleyenleri ifşa ettiği birkaç Tweet’i:

Okurken üzüntü hissetsem de kahkayı basmadan edemedim. Adeta Seinfeld’ten bir bölüm izliyormuşum gibi geldi… (No pay/No soup!)

Yaptığın her şey için sana ödeme yapılmasını isteyemezsin, bazen sadece işini yapman gerekir.

Bazı tweet’ler gerçek olamayacak kadar komik geldi bana ama For Exposure profilinin hakkında kısmında “Bunlar,  gerçek insanlardan yapılmış gerçek alıntılardır.” notunu düşmüş :/

Özellikle üçüncü dünya sanatçıları ile ilgilenmekteyiz, çünkü hemen ödeme yapamıyoruz. Ama size saygı duyabilir, işlerinizi yayınlayabiliriz.

Para ödemesi gerekenler aslında başkalarının çizgi roman projeleri için çalışma fırsatını yakalamış olan sanatçılar. Şöhretin bir bedeli var!

(ARADIĞIMIZ SANATÇININ) SAHİP OLMASI GEREKEN ÖZELLİKLER
1. Boktan duygularını işe taşımamak
2. En az 5 yıllık deneyim
Ödeme yapılmayacaktır

Diğer efsane Tweet’lerine göz atmak isterseniz: For Exposure Twitter Hesabı

Peki bu sanatçı rezidanslarına ve sanat yarışmalarına ne demeli?

Aslına bakarsanız bu for exposure meselesi kadar berbat olan bir şey var ki o da uluslararası sanatçı rezidansları ve sanat yarışmaları… Zaten maddi sıkıntılarla yaşamını sürdüren sanatçılardan baya baya para talep edilerek yapılan organizasyonlar bunlar. Düşünsenize sırf bir yarışmaya katılmak için para ödemeniz gerekiyor. Yani yarışmaya başvurmanın harcı var, işinizi teslim ederken banka dekontunuzu da götürüyorsunuz. Hatta sponsorlu bir organizasyonda bile bu paralar talep edilebiliyor. Düşünün ki böyle çöplüğe dönüşmüş bir sistemde “üstüne para vererek” sanat yapmaya uğraşıyor insanlar. Yahu o rezidans ücretini veya yarışmaya katılım harcını sana vereceğime kendime malzeme alırım veya internette kendi reklamımı yaparım. Madem bir şey organize ediyorsun, sponsor mu bulacaksın veya rezidans için belediyeden ödenek mi bulacaksın, ne yapacaksan yap! Bilmiyorum dostlar, bu sanat piyasası tamamen bitik durumda bence… Durum dünya çapında öyle… Bu konuda fırsat buldukça başka yazılar da yazmayı planlıyorum. Kim bilir sanata aşık kaç insan parasızlık yüzünden bu sistemde kaybolup gidiyor, bir düşünün…

Instagram’a Zoom Özelliği Geldi!

Instagram resmi olarak anons etti: Artık Instagram’da hem fotoğraflara hem de videolara zoom yapabileceğiz! Şimdilik yalnızca iOS uygulamalarında geçerli olan zoom özelliği önümüzdeki haftalarda Android’e de gelecekmiş. Yalnız Instagram iOS güncellemesinin tüm kullanıcılar için geçerli olduğunu duyurmuş olsa da, Instagram ugulamasını güncelleyen bazı iOS kullanıcıları hala bu özelliği kullanamadıklarını söylüyor. Yani uygulamanızı güncellediğinizde zoom özelliğini hemen göremezseniz şaşırmayın. Yeni özelliği şimdilik sınırlı sayıda iOS kullanıcısı görüyor olabilir ve muhtemelen aşama aşama tüm kullanıcılara yayılacaktır.

zoom

Artık eski sevgiliyi Instagram’dan stalk’larken zoom yapıp detaylara hakim olmak mümkün :P

Yakında hepimiz bunu yapabiliyor olacağız. Var mı içinizde uygulamasını güncelleyip özelliği kullanabilen? Ben Android kullanıcısı olduğumdan beklemedeyim :)

 

 

Adresi Bilmediği İçin Zarfın Üzerine Harita Çizdi, Mektup Alıcıya Teslim Edildi!

İzlanda’da bulunan bir turist, mektup göndereceği kişinin adresini bilmediği için çaresizce alıcının evini gösteren bir harita çizdi. Mektup alıcıya gerçekten de teslim edildi :)

“Hani şu koyunlarla dolu bir çiftlik var ya, orada yaşıyorlar, anladın işte sen onu postacı kardeş!”

Mektubun üzerinde şunlar yazıyor:

Ülke: İzlanda, Şehir: Búðardalur, İsim: 3 çocuklu Danimarkalı bir çiftin yaşadığı koyunlarla dolu bir at çiftliği. Çiftlikte yaşayan kadın Búðardalur’fa bir süpermarkette çalışıyor.
izlanda